Ana Sayfa Yazarlar 25.10.2016 0 Görüntüleme

Balıkesir ve Bursa’da yaşanan korkunç FETÖ kumpasları (2)

Hiç girizgah filan yapmıyorum, bu gün anlatacaklarımın evvelini merak edenler bundan bir önceki yazımı lütfen okuyuversinler.

Koruyucu ailesinden zorla alınan küçük Ali’yi, Bursa Sırameşeler Sevgi Evleri’nde ki, ne çeşit sevgi evidir bunlar anlamak mümkün değil, bakıcı anneler sürekli döverler?!

Orada habire kötü muamele gören o el kadar çocuk ne yapar biliyor musunuz?

Balıkesir ve Bursa’daki Aile ve Sosyal Politikalar İl müdürlüklerinde görev yapan FETÖ’cülerin sürekli olarak kötüledikleri, herkese mafya ya da çocuk pornocusu olarak tanıttıkları koruyucu ailesinin yanına tekrar  dönebilmek için bulabildiği her fırsatta yurttan kaçar!

İlk iki kaçışında yolda durumundan şüphelenen duyarlı vatandaşlar tarafından geri teslim edilir.

Ancak üçüncü kaçışında Balıkesir’e dönebilmek için yaya olarak İzmir yolundaki Minteks’in önüne kadar ulaşmayı başarır.

Ve orada yoldan karşıya geçmeye çalışırken hızla ilerleyen bir otomobilin altında kalır.

Araç altında metrelerce sürükler Ali’yi.

Ortalık kan gölüne döner.

Vatandaşlar hemen koşup paramparça olmuş minik bedeni Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne yetiştirirler.

Vücudundaki diğer kırıkların yanısıra kalça kemiği ve kafatası da paramparça olmuştur talihsiz Ali’nin.

Öz annesinin doğar doğmaz çöp kutusuna atarak terk ettiği Ali’nin çilesi hala devam etmekte, kader ona hep acı dolu sayfalar açmayı sürdürmektedir.

Murat ve İlknur Demir çifti durumu öğrenir öğrenmez Balıkesir’den yola çıkarak derhal hastaneye koşar.

Dönemin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sunay Özkul’un yaptığı işse, hastane görevlilerine çoktan talimat vermek olmuştur, “eğer aile gelirse yanına sokmayın, sakın görüştürmeyin” diyerek!

Çocuğun oradaki tedavisi aylar boyunca sürer.

Taburcu edildikten sonra da Sırameşeler’deki çocuk yurdunda bir o kadar da yatakta bakılır.

Çok uzun süre ayağa hiç kalkamaz, yürüyemez talihsiz Ali.

Onu evlat edinen Murat Demir’se haftanın en az 3 gününü Bursa’da geçirir.

Canı sıkılmasın diye Ali’yi sırtına alıp şehri gezdirir, onunla zaman geçirir.

Laptopuna varıncaya kadar kişisel her türlü ihtiyacını giderir Ali’nin.

Ailenin Sıla ve Ali’den ayrılmasının üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmiştir.

Bu arada mucizevi bir olay yaşanır ve Balıkesir İdare Mahkemesi, İl Valiliği’yle, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün aldığı “Ali ve Sıla’nın, Demir Ailesinden alınma kararını” iptal eder!

Sanır mısınız ki bu FETÖ’cüler mahkeme kararı dinler?!.

Sözde bu dünyadakiler değil, öte dünyada kurulacak mahkeme-i kübra önemlidir onlar için!

Oysa bilmezler ki, insancıklara burada bu zulümleri reva görenlerin öte dünyada da yatacak yerleri yoktur!

Dönemin Balıkesir Valisi Yılmaz Arslan mahkeme kararını uygulamaz, uygulatmaz.

Yılmaz Arslan 15 Temmuz’un ardından hem Devletten atıldı, hem de tutuklandı.

Ondan sonra göreve gelen Vali Ahmet Turan da mahkeme kararını uygulamaz ve uygulamayanlar hakkında cezai işlem başlatılmasına izin vermez.

Ahmet Turan da FETÖ’cülük iddiasıyla Devletten atıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir mahkemesinin kararına uyulmadığı gibi, şu anda da halaAnkara’da görevini sürdüren Çocuk Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Okur’untalimatıyla “çocukların aileyle görüşmesi” tamamen engellenir!

“Kurumdaki tüm FETÖ’cüler bu Ahmet Okur’a bağlıydı” (!) diyor Murat Demir.

O sıra Bursa İl Müdürü de Sunay Özkul’du.

Aile çocuklarla görüşmek için ne zaman yurda gitse, çocuklar derhal bir minibüse bindirilerek kaçırılıyordu o vakitler.

Sıla’yı üstün zekalı oluşundan ötürü Bursa’da FETÖ okuluna verdiler.

Zihinsel engeli bulunan Ali’ye de devlete ait Ziya Gökalp İlk Öğretim Okulu’nu layık gördüler!

Artık Sıla’yı hiç göremeyen Demir çifti her hafta bu okula gidiyor, ders aralarında hiç olmazsa Ali’yle görüşüp konuşmaya çalışıyordu.

Sonra…

Ellerine bir gün bir tebligat ulaştı.

Bursa 5’nci Aile Mahkemesi Hakimi Serap Bilgin, İlknur ve Murat Demir çiftinin 3 ay boyunca Ali’yi görmesini yasaklamıştı!

Gerekçe?

Güya Ali’yi dövmüşler!

Ortada ne bir darp, ne bir şikayet, ne de rapor vardı!

Dosyada sadece Okul Müdürü Selami Gül’ün, “aile gelip çocuğu görmeye çalışıyor” diye bir beyanı vardı hepsi o kadar.

Ziya Gökalp İlk Öğretim Okulu Müdürü Selami Gül desonra FETÖ’cülükten devletten atıldı!

FETÖ bir ahtapotun kolları gibi devlet kurumlarını tamamen kuşatmıştı, her yerdeydiler.

Bir üst mahkeme kabul edilen Bursa 6’ncı Aile Mahkemesine itiraz ettiler.

Oranın Hakimi Murat Akpınar da “uzaklaştırmayı” onayladı!

Bir gün güya koruyucu ailesi tarafından dövülen (!) Ali, barındığı yurtta bakıcı kadınlardan yine dayak yediği için bir arkadaşıyla birlikte kaçıp Balıkesir’de, Demir çiftinin yanına sığındı.

Murat Demir derhal Bursa Çocuk Polis Bürosunu arayıp haber verdi.

Görevlilere “eğer müsaade ederseniz pazartesi günü kendi aracımla getirip, size teslim edeyim” dedi.

Polisler bunu kabul ettiler.

O sıra Sırameşeler Sevgi Evleri Müdürü olan Hüseyin Erten, Murat Çelik hakkında çocukları kaçırıp alıkoymak iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Murat Demir ondan da takipsizlik aldı.

Ancak Hüseyin Erten bununla yetinmedi.

Bakanlığa bir yazı yazarak durumu bildirdi.

Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün isteğiyle Sıla ve Ali geçen yıl Haziran ayında Amasya’ya gönderildiler.

Orada bir yurtta mı yoksa bir ailenin yanında mı kaldıkları belli değil?

Demir çifti o gün bu gündür çocuklarından hiç haber alamıyor.

Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde bir “mahkeme kararı” hala yok hükmünde sayılıp, emri yerine getirilmiyor!

Yazının tam bu bölümünde Bursa Valisi İzzettin Küçük’e seslenelim:

“Vali abi be?

Çekilen bunca çile, bunca acı…

Bu aile bu çocukları gerçekten çok sevmiş.

Pek çok insan böyle bir mücadeleyi öz evlatları için bile yapamaz!

Gelin bu acı film mutlu bir sonla bitsin be Vali abi ha?

Mesele Bursa’ya gelip dayanmış, her şey sizin iki dudağınızın arasında, gelin bu fotoğraf karesinin içine “mutlu sonla” sizi de sokalım, mahkeme kararı uygulansın, Sıla ve Ali çok sevdikleri anne ve babalarına kavuşsunlar artık be Vali abi?

Rahmetli Sadri Alışık sağ olsaydı eğer göz yaşları içinde yine ağlardı o filmdeki gibi “gene mi gol değil hakim bey, gene mi gol değil” diye vallahi!

Bu insancıklara bu kadar çile reva mı Allah aşkına?

FETÖ’cülerin ayırdığı bir aileyi tekrar bir araya getirme büyüklüğü hele hele bu dönemde size çok yakışır Vali abi?

Vali abim, kestane kebap, acele cevap?

Bu arada Bursa Sosyal Hizmetlerin Kaldırım müdürünü çağırıp iyice bir haşladığınızı da duydum, sizden sonra adamın suratı maça papazı gibiymiş vallahi!

O görme engelli çocuğu da gece bekçiliğinden gündüze almışlar, çok teşekkür ederim Vali abi.”

Ve Demir çiftiyle, Sıla ve Ali’ye bunları yaşatanların kafalarına inen “Allah’ın sopasıyla”birlikte ortaya çıkan bilanço:

Ömer Yalım:  Balıkesir eski il müdürü, ATILDI.

Aydın Kalkan:  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Bursa teşkilatında FETÖ’cülerin çok sevdiği, çok bağlı oldukları (!) kişi. Mahkeme kararını uygulamayanlardan biri. ATILDI.

Kahraman Çınar:   Bursa eşli İl Müdür Yardımcısı, ATILDI.

Eski Jandarma Binbaşı Hüseyin Erten:  Ne tesadüf ki, son yazımı kaleme aldığım günün akşamında, yazı henüz yayımlanmamışken Hüseyin Erten benimle temasa geçti ve görüşmek istediğini söyledi. Ben de kendisine 2 saat sonra İnternet ortamına da konacak yazımda isminin geçtiğini söyledim. Hüseyin bey de eşi Nilüfer hanımla birlikte Devletten uzaklaştırılanlardan. Hüseyin Erten’in anlattıkları bana samimi ve inandırıcı geldi. Onları da önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağım.

Yılmaz Arslan:   Balıkesir eski Valisi, ATILDI.

Ahmet Turan:  Balıkesir eski Valisi, ATILDI.

Sadık Koç:  Balıkesir İl müdür yardımcısı, ATILDI.

Fatma Güneş Bayram:  Balıkesir İl müdür yardımcısı, ATILDI.

İbrahim Mengeneci:  Balıkesir İl müdür yardımcısı, ATILDI.

Mehmet Sakallı:  Balıkesir İl müdür yardımcısı. Aynı zamanda oradaki FETÖ’cülerin çok sevip, çok saydıkları (!) mühim abi, ATILDI.

Kübra Topsakal:  Psikolog, 3 yıldır Amerika’da kaçak, ATILDI.

Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde kanımca bir de oradaki görevlerini hiç hak etmeyen ve bir dakika bile tutulmaması gereken isimler var.

Bunlardan biri de Bursa İl Müdür Yardımcısı Fikriye Aydın.

Fikriye Aydın bir hemşireyken, şu an FETÖ iddiasıyla tutuklu bulunan Bursa Eski Valisi Şahabettin Harput tarafından müdür yardımcılığına getirilmiş bir isim ve kurumdaki pis işlerin üzerini örtmesiyle ünlü!

Bunlardan biri de “Tayfun Erten” olayı.

Tayfun Erten, Eski Müsteşar Yardımcısı İmam Bey Erten’in kardeşi ve o dönemde Bursa’da şoför olarak çalışıyor.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bunların çiftliği, bunlar da orada birer horoz ya?!.

Yani, her tavuğa konmak gibi bir de hak görüyorlar kendilerine çiftliklerinde!

Bu şoför Tayfun, kuruma hizmet veren taşeron firmada çalışan zavallı kadınlara “cinsel taciz”uyguluyor!

Kadınlar da gidip durumu “kadınlardan sorumlu” olan yani, kocalarından darp ya da taciz gören hanımların barındırıldığı sığınma evlerinden filan sorumlu İl Müdür Yardımcısı Fikriye Aydın’a gidip şikayetçi oluyorlar.

Fikriye’nin fikri, bu olayı kapatmak yönündedir.

Esasında dönemin Vali abisi ve Müsteşar vekilinin tavsiyeleri de bu yöndedir.

Hem kurumda çalışan kadınların namusunu korumak ona mı kalmıştır!

Fikriye’den bi cacık olmayacağını anlayan kadınlar delil ve şahitleriyle birlikte bu kez Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek şikayetçi oluyorlar.

Tayfun Erten 15 buçuk yıl hapis cezası alıyor!

Yargıtay da bunu onaylıyor mu?!.

Durumu önceden öğreniyor tabii Bursa’daki FETÖ’cü takımı.

Karar tebliğ edilince yakalanıp ceza evine konacak.

Herifi derhal memuriyetten istifa ettirip Gürcistan’a gönderiyorlar!

Şimdi orada FETÖ’nün okullarından birinde kalıyor Tayfun Erten!

Hasılı Fikriye sultan, değil dışarıda eziyet görenler, kendi kurumunda çalışan kadınların bile hiçbir hakkını korumuyor orada!

Peki ya kurumda öğretmen olan ve hala bu göreve devam eden Mehmet Arif Taşdelen’e ne demeli?

Şahitlerin ifade vermek istemelerine rağmen Fikriye onları da hiç dinlemiyor ve bu adamın da alengirli bir işinin üzerini örtüveriyor!

Fakat bu Mehmet Arif Taşdelen’in 17-25 Aralık’tan sonra Facebook’tan yaptığı iddia edilen öyle bir paylaşımı var ki, tam anlamıyla evlere şenlik!

Facebook’tan dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya “deyyus oğlu deyyus” dediği iddiasıylayargılanıyor Bursa’da Mehmet Arif Taşdelen!

Ancak sonuçta ileti sonradan silindiği ve başkaca bir delil de bulunamadığı için mahkeme beraat kararı veriyor.

Kimsesiz, gariban ve aile fertleri tarafından tacize uğramış çocukların barındırıldığı  Bursa Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nde yaşanan skandallar sadece bunlarla da sınırlı değil.

Hele oradaki bir görevli tarafından “14 yaşında bir oğlan çocuğunun boynunun emilip morartılması” olayı var ki, midem kaldırmıyor, anlatamayacağım!

Yine mesela Şehmuz Geçit…

Bursa Çocuk Evleri Koordinasyon Müdürü…

Oğlu Muhammet Geçit Amerika, Teksas’ta FETÖ’ye ait HarmonyScience Academy isimli bir okulda yöneticilik yapıyor.

Işık Güloğlu…

Dr. Rüştü Burlu Çocuk Yetiştirme Yurdu’nda müdür yardımcısıyken makam odasındaki devletin bilgisayarında “porno film” indirip izliyor bu adam!

Şikayet ediliyor.

Ankara’dan Sebahattin Karakütük isimli bir müfettiş gönderiyorlar.

Bilgisayarında bulunan porno filmler tespit ediliyor.

Işık Güloğlu savunmasında “alt yazılarını merak ettiği için porno film indirip seyrettiğini, aslında görsel kısımlarıyla hiç ilgili olmadığını”filan söylüyor!

Zaten eskiler “dil dile değmeden dil öğrenilmezmiş” derler, bu amcam da bedroom İngilizcesini geliştirmek için ne yapacak, alt yazılı porno film indirip, mesai saatlerinde makamında izleyecek son derece haklı olarak!

Nitekim Müfettiş Sebahattin Karakütük de bu savunmayı çok haklı buluyor ve raporunda olumsuz görüş bildirmiyor!

Işık Güloğlu’nun işine porno filmlerden öğrendiği argo İngilizce yarıyor mu, daha doğrusu o jargonu günlük hayatta nerelerde kullanıyor orası bilinmez ama kendisi hakkında olumsuz görüş belirtmeyen Müfettiş Sebahattin Karakütük, Bakanlığın diğer müfettişleri Mustafa Niyazi Yılmaz ve Vedat Kiper’in“2010 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müfettiş Yardımcılığı sınav sorularını başkalarına vermekten” Ankara, Sincan 10’ncu Ağır Ceza Mahkemesinde halen yargılandıklarını bilenler çok iyi biliyor!

Ve bu insanlar Bakanlıkta hala müfettiş olarak tutuluyorlar!

Mevlüt Turan Şahin…

Sırameşeler Sevgi Evleri Müdür Yardımcısı’ydı bu adam.

Dönemin Bursa’daki tüm FETÖ dershanelerinin sorumlu imamı olduğu iddia ediliyor.

17-25 Aralık’tan sonra Murat Demir bunu da şikayet edince evlenme bahanesiyle apar topar İstanbul, Zeytinburnu Çocuk Sığınma Evi’ne öğretmen olarak ataması yapılıyor, halen de orada görevli!

Kurumu yakından bilenler, “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı personelinin yüzde 70’i FÖTÖ’cü, yüzde 20’si PKK’lı, sadece yüzde 10’u da idealist adamdır” diye söz ediyorlar oradan!

Bursa İl Müdür Yardımcısı Kahraman Çınar, Sırameşeler Sevgi Evleri Eski Müdürü Karani Çelik’in daha önce görevden atıldıklarını yazmıştım.

Göreve devam ettirilen isimlerden biri de daha önce Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü’ndetemizlik işçisiyken Bursa İl Müdür Yardımcısı yapılan Muzaffer Taşdemir.

Muzaffer Taşdemir de Bursa ve çevresinde yüksek fiyatlarla 10kadar  ev kiralayıp, içinde çocuklar barınıyormuş gibi göstererek Devleti 50 bin liradan fazla zarara uğrattığı gerekçesiyle soruşturma geçirenlerden biri.

Müfettişler bu olayın da üstünü örtüyorlar.

Ve sevgili okurlar…

Bursa Dr. Rüştü Burlu Çocuk Yetiştirme Yurdu’nda kalan çocukların alkol aldığı, esrar ve bonzai kullandığı çıkıyor ortaya!

Rahmetli Rüştü Burlu ismini taşıyan böyle bir kurumda bu olayların yaşandığını sağlığında öğrenseydi eğer, hiç beklemez, daha o dakika ölürdü!

Bursa’nın güzide gazete ve gazetecileri belediyelerden beslenip semirdikleri için yazamıyor bu yaşananların hiç birini!

Ankara’dan, Bursa’ya Habil Özçelik isimli bir müfettiş gönderiliyor.

Çocukların burada rahatça uyuşturucu kullandıklarını tespit ediyor müfettiş!

Ve Bakanlıktan yetiştirme yurdundaki sorumlu 22 personele sadece “kınama” cezası veriliyor!

Orada bir dakika bile tutulmaması gereken insanlar sadece “kınanarak” vaziyet kurtarılmaya çalışılıyor.

Ve sevgili Vali abim, tüm bunlar sizden daha önceki dönemlerde, Devleti burada sen temsil et diye atandığınız Bursa’da oluyor.

Ve bu adamlar görevlerini rahatça sürdürüyorlar!

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haber Sitesi | Uzman Tescil