Ana Sayfa Ekonomi 12 Ağustos 2018 47 Görüntüleme

Dolar 7 lirayı da gördü özel sektör ve bankalar açısından bu ne anlama geliyor?

Türk lirası hızlı değer kaybı yaşarken Amerika’nın açıktan yürüttüğü ekonomik saldırı en çok dolar ve euro cinsinden borcu bulunan özel sektörü etkiliyor.

Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre banka dışı firmaların net döviz açık pozisyonu Mayıs ayında 217,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam, 2009’daki seviyenin neredeyse üç katı.

Özel sektörün, kurdaki yükselişe paralel olarak TL cinsinden sürekli artan dış borcu düşündürüyor. Uluslararası finans kuruluşu HSBC, Türk şirketlerinin Eylül’de 6 milyar dolar, Ekim’de 9 milyar dolar dış borç geri ödemesi olduğunu aktarıyor. HSBC’nin aynı raporuna göre gelecek yıl sonuna kadar ödenmesi gereken borcun tutarı ise 69,5 milyar dolar. Bu borcun 51 milyar doları bankalara, 18,5 milyar doları ise reel sektöre ait.

Açık pozisyon nedir?

Döviz, altın, menkul kıymet gibi bir finansal araç üzerinden sahip olunan varlıkların aynı cinsten yükümlülükleri karşılayamayan kısmıdır. Örneğin 10 milyon ABD doları yükümlülüğe karşı 5 milyon ABD doları varlık bulunduruluyorsa aradaki 5 milyon ABD doları, açık ABD doları pozisyonunu ifade eder.

Kurdaki 10 kuruşluk artış özel sektöre 20 milyar getiriyor
Özyeğin Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gizem Öztok Altınsaç, kurdaki her 10 kuruşluk artışın özel sektör üzerinde 20 milyar TL yük oluşturduğunu açıklıyor.

Amerikan Merkez Bankası Fed’in eski araştırma direktörü olan Erkin Şahinöz de kurdaki yükselişin ekonomik aktivitede yavaşlamaya yol açacağını vurguluyor.

Reel sektör hem kur şokundan gelen kambiyo zararını hem de faiz şokundan gelen ek faiz maliyetini ne kadar sindirebilir?”

Şahinöz, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 2017 yılında açıkladığı Türkiye’nin en büyük 500 sanayi şirketinin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârının (FAVÖK) 2017 yılında 94,7 milyar TL olduğunu aktarıyor.

Şahinöz’e göre bu şirketlerin kur şokunun neden olduğu 347,5 milyar TL kambiyo zararını finansal açıdan taşıması çok zor olacak:

“Tüm veriler doğrultusunda ekonomik aktivitede yaşanan yavaşlamanın önümüzdeki aylarda daha da hızlanması ve yaygınlaşması beklenebilir. Hatta 2-3 çeyrek sürebilecek bir ekonomik daralma söz konusu olabilir. 2019 yılında gerçekleşme ihtimali hatırı sayılır düzeyde olan bir global krizin yaşanması halinde Türkiye ekonomisi açısından senaryo biraz daha olumsuz bir hal alabilir.”

Bankacılık sektörünün durumu ne?
Ortaya çıkan bu tablodan en çok etkilenecek sektörlerin başında ise bankacılık geliyor.  Reel sektörün iç ya da dış borcu çevirmekte yaşayacağı herhangi bir sıkıntı, bankalara olumsuz yansıyacak. Bunu özellikle çok sayıda şirketin borcunu yeniden yapılandırma sürecine gitmesinden görebiliyoruz. Bankaların önümüzdeki 12 ay içinde vadesi gelecek 100 milyar dolar civarındaki borcunu çevirmesi dolar kuru bu şekilde devam ederse hayli maliyetli olacak.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre bankacılık sektöründeki brüt takipteki alacaklar, 29 Haziran ile biten haftada 3,7 milyar lira artışla 72,5 milyar liraya yükseldi. Sorunlu kredilerin oranı ise BBDK’nın açıkladığı son verilere göre yüzde 3,02.

Sorunlu kredi nedir? : Banka ile borçlu arasındaki geri ödeme anlaşmasının önemli ölçüde bozularak tahsilatın gecikmesi ve zarar olasılığının ortaya çıkması.

Türkiye Bankaları Birliği (TBB) Başkanı Hüseyin Aydın, geçen hafta yaptığı açıklamada sorunlu şekle dönüşebilecek kredi miktarının yüzde 10-15 civarında olduğunu söylemişti.

Dolar ne oldu? İlk rakamlar fena

Bakan Albayrak: Bu açıkça bir saldırıdır

 

Etiketler:

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil